premiere pro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
premiere pro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ekim 2012 Çarşamba

En İyi Bilgisayar Konfigürasyonları ve Alternatifleri

Yüksek Performans Masaüstü OEM Bilgisayar (Premiere Pro Mercury Playback Engine Destekli)


İşlemci İntel Core i7-3770
4 çekirdeği ve Hyper Threading teknolojisi ile 8 çekirdek gibi çalışan 3770, aynı zamanda çift kanal bellek teknolojisi ile 32GB'a kadar bellek kapasitesi destekliyor. 8MB önbelleği bulunan işlemci de yanı sıra Intel HD4000 serisi ekran kartı da bulunmakta.

Anakart Gigabyte GA-Z77X-UD5H
Intel'in en son chipset teknolojisi olan Z77 sayesinde bilgisayarınız video dönüştürme vb. grafik işlemlerinde grafik kartını daha iyi kullanmak adına PCI-e'de takılı GPU'nuzla, onboard GPU'yu yer değiştirerek, video dönüştürme sırasında asıl GPU'nuzu tam performanslı olarak kullanmaktadır. Bu sayede video dönüştürme işlemleri 3 kata kadar daha hızlı gerçekleşmektedir. Öte yandan Gigabyte Z77X-UD5H yüksek performans ve kalite için bir çok sitede önerilen bir anakarttır. SATA 3 ve USB 3 standartlarını desteklemesinin yanında 2400 MHz'e kadar toplamda 32 GB'a kadar RAM desteği sağlamakta.

Ram Corsair Vengeance 32 GB (4x8GB) Dual Kit DDR3 1600 MHz CL10
Yeni nesil Intel işlemciler 2 kanal RAM teknolojisini destekliyor. Yani  3'lü RAM tiplere fazladan para vermeniz gereksiz. 2. nesil Intel Core işlemcilerle 2, 4, 6... yani çift sayıda ve özellikle Dual Kit olarak belirtilen bellekler kullanmanız durumunda performansta gözle görülüş artış sağlanmakta.

Ekran Asus ENGTX580 DCI 1536MB 384 bit
Piyasada bulabileceğimiz en iyi ekran kartlarında biri. Aynı zaman Premiere Pro hack olmadan da direk olarak GTX 580'i Mercury Playback Engine olarak tanıyor. Yani Adobe ve Nvidia tarafından kullanıcılara önerilen üst seviye ekran kartlarından biri.

Depolama Kingston HyperX 480 GB SSD
Piyasadaki en iyi fiyat/performans oranına sahip SSD olan Kingston HyperX serisi aynı zamanda yapılan testlerde vaad ettiği hız oranlarına da en çok yaklaşabilen üründür (Kardeş ürün Kingston HyperX 3K ile birlikte). Ürünün tanıtımında da Adobe ürünleri (Photoshop, Premiere Pro, Lightroom ve ayrıca AutoCAD) ile kullanmak için ideal olduğu belirtilmektedir.

Fiyat/Performans Masaüstü OEM Bilgisayar (Premiere Pro Mercury Playback Engine Destekli)


İşlemci Intel Core i5-3570K
Abileri i7 gibi 4 çekirdeğe sahip olan lakin Hyper Threading teknoloji kullanmadığı için 8 çekirdek olarak değil yine 4 çekirdek olarak çalışan 3570K konu performansa gelince i7 segmentinin hiç de altında kalıyor diyemeyiz. Fiyat/Performans olarak gayet iyi bir alternatif diyebiliriz. Yeni HD4000 yerleşik ekran kartı ve Z77 anakart ile performansı en üst seviyelere çıkarıyor.

Anakart Gigabyte GA-Z77M-D3H
Intel'in en son chipset teknolojisi olan Z77 sayesinde bilgisayarınız video dönüştürme vb. grafik işlemlerinde grafik kartını daha iyi kullanmak adına PCI-e'de takılı GPU'nuzla, onboard GPU'yu yer değiştirerek, video dönüştürme sırasında asıl GPU'nuzu tam performanslı olarak kullanmaktadır. Bu sayede video dönüştürme işlemleri 3 kata kadar daha hızlı gerçekleşmektedir. Bunun yanı sıra 1600 MHz'de 32 GB'a kadar RAM desteği sağlamakta ve SATA3, USB3 destekleri bulunmakta.

Ram Corsair XMS 16GB (2x8GB) Dual Kit DDR3-1600MHz CL11
Yeni nesil Intel işlemciler 2 kanal RAM teknolojisini destekliyor. Yani  3'lü RAM tiplere fazladan para vermeniz gereksiz. 2. nesil Intel Core işlemcilerle 2, 4, 6... yani çift sayıda ve özellikle Dual Kit olarak belirtilen bellekler kullanmanız durumunda performansta gözle görülüş artış sağlanmakta.

Ekran Kartı Asus ENGTX560 DCII 1 GB 256 bit
Premiere Pro ve Mercury Playback kullanan kullanıcılar için fiyat/performans oranı çok yüksek olan bir ekran kartı. 256 Bit kanal genişliği de gayet tatmin edici.

Depolama Kingston HyperX 240 GB SSD
Piyasadaki en iyi fiyat/performans oranına sahip SSD olan Kingston HyperX serisi aynı zamanda yapılan testlerde vaad ettiği hız oranlarına da en çok yaklaşabilen üründür (Kardeş ürün Kingston HyperX 3K ile birlikte). Ürünün tanıtımında da Adobe ürünleri (Photoshop, Premiere Pro, Lightroom ve ayrıca AutoCAD) ile kullanmak için ideal olduğu belirtilmektedir.

Uyarı

Bu sistemleri çeşitli yabancı sitelerde yer alan incelemeler, testler ve kullanıcı yorumları üzerine derledim. Gerçek performans bilgisayarın diğer parçalarından (Güç kaynağı, veri depolama aygıtı, vb.), işletim sisteminin şişkinliğinden, bilgisayarda yüklü olan diğer programlardan kaynaklanan nedenlerle çeşitlilik gösterebilir. Hatta kullanıcının beklentisi bile bunu etkileyebilir. Size tavsiyem eğer yüksek performans bekliyorsanız gereksiz program yüklemelerinden, gereksiz verilerden uzak durmanız. Antivirüs yazılımı yüklü ise çalışma sırasında interneti kesip antivirüs yazılımınızı etkisiz hale getirmeniz. Böylece performansı olabildiğince yüksek seviyelere çıkarabilirsiniz.

Ayrıca Premiere Pro ve After Effects'te performans optimizasyonu için konfigürasyon oluşturmaya başlamadan Adobe'un ilgili sayfasına göz atmanızı öneririm.

15 Eylül 2012 Cumartesi

Premiere Pro CS6 Mercury Playback Engine ve Windows'da ATI ekran kartı

Bildiğiniz üzere yeni Premiere Pro CS6 Mac işletim sistemlerinde Mercury Playback Engine'in ATI ekran kartları ile çalışmasını sağlayacak OpenCL donanım hızlandırma geliştirmesiyle gelmirken Windows bu yenilikten muhtaç bırakılmıştı. Yaklaşık geçen 4 aylık süre zarfında da Adobe bu konuda herhangi bir girişimde bulunmamış gözüküyordu.

Lakin Adobe forumlarında geçen bir tartışmada ortaya çıktı ki Adobe OpenCL geliştirmesi için hem Windows hem de Mac üzerinde çalışıyordu. Ancak Mac'in konfigürasyon seçeneklerinde Nvidia olmadığından  Adobe bu geliştirmeyi önce Mac sistemler üzerinde çalışır hale getirmeyi tercih etmiş ve Adobe'dan David McGavran'ın  (Premiere Pro Mühendislik Yöneticisi) söylediğine göre OpenCL kodunu geliştirmişler ve büyük bir ihtimalle gelecek bir dönemde Windows'ta da ATI ekran kartları ile MPE'yi kullanabileceğiz. Ki Premiere Pro'nun yükleme klasöründe yer alan opencl_supported_cards.txt dosyası da bunu doğrular nitelikte.

David McGavran bu açıklamayı Adobe forumlarında 25 Nisan'da yapmış yani yaklaşık 5 ay önce. Buna göre yakın bir zamanda ATI ekran kartları ile MPE'nin keyfini sürmemiz işten bile değil diyebiliriz.

Adobe Forumlarında bahsi geçen konu

31 Ekim 2011 Pazartesi

Solid State Disk (SSD)

Orijini aslında 1950'lere kadar giden bir teknoloji olan SSD'ler, RAM Disk'lerden sonra veri depolama da en yüksek performansı veren depolama teknolojisidir. Günümüzde okuma/yazma hızları 600 MB/s'ye vardığını gördüğümüz SSD'lerin en büyük dezavantajı ise GB başına fiyatının sıradan sabit disklere göre son derece yüksek olması. Örneğin 1 TB'lık bir WD Caviar Black sabit diskin GB başına ücreti 17 cent iken, OCZ'nin 1 TB'lık SSD'sinin GB başına ücreti yaklaşık 1.5 dolardır. Yani bu SSD, Caviar Black'e göre yaklaşık  9 kat daha pahalıdır diyebiliriz.

SSD'lerin, mekanik disklere göre en büyük avantajı ise okuma/yazma hızları ve çok daha önemlisi rastgele erişim süresidir. Okuma/yazma hızı birkaç sabit diski Raid0 yöntemi ile birleştirerek iyileştirilebilse de rastgele erişim hızında ise maalesef neredeyse hiçbir iyileşme görülmemektedir. Bunun nedenini anlamak için ise önce bu disklerin yapılarını anlamalıyız.

SABİT (MEKANİK, HARD) DİSK
Günümüzde en çok kullanılan depolama tipi olan sabit diskler, iş özellikle maliyete gelince tüm kullanıcıların yüzünü güldürür cinstendir. Bir sabit disk bir veya birden çok plakadan oluşur (Bir nevi CD, DVD gibi lakin bu plakalar metaldir ve çok daha yoğun veri kabul edebilir cinstendir, ayrıca da daha da dayanıklıdır). Lakin bu disklerin en büyük dezavantajı da bu plakaları okuma ve üzerine yazmayı sağlayan mekanik kafa yöntemidir. Bu plakalara yazılan veri plakanın istenilen bölümünü okuması (Veya yazması) için kafanın üzerine doğru döner. Ve her okuma/yazma işlemi için bu süreç tekrarlanır. Bu plakaları döndüren motorunda maksimum bir hızı olduğundan ötürü gecikme oluşur, bu gecikme de erişim süresi olarak adlandırılır. Örneğin tek bir dosya, sektör okunurken veri arka-arkaya yazıldığından ötürü bu gecikme dosyaya ilk erişimde yaşanır, ardından kafa düz olarak ilerleyeceğinden başka gecikme yaşanmaz.

Lakin dosyalar işletim sisteminde her zaman arka arkaya yazılmaz, dosya sistemi ne olursa olsun yeni eklenen dosyalar işletim sistemine parçalar halinde bölünerek yerleştirilebilir. Bunun nedeni de zamanla dolan sabit diskte yeni eklenen büyük dosyalara art arda yazılacak kadar büyük bir alan bulunamamasıdır. İşte Windows'ta da sıkça karşılaştığımız "Disk Birleştiricisi" buradan gelir. Zamanla parçalanan dosyalar ve dosya sistemi işlemleri yavaşlatır, hatta zamanla işletim sistemini çökme noktasına bile getirebilir, getirebilirdi. Microsoft, Windows 7 ile birlikte 3. parti bir yazılıma gerek duymadan akıllı yazma ve otomatik disk birleştirmeyi işletim sistemine entegre etti. Bu ne demek mi? Sabit disklerde disk parçalanması -tabi sabit disk çok fazla dolu olmadığı sürece, genelde %30 boş alanın altına inmedikçe sorun görülmez- Windows 7 ile birlikte artık eskisi kadar büyük bir sorun teşkil etmiyor.

Ama maalesef piyasadaki en iyi sabit disk bile, her ne kadar iyi birleştirilmiş olursa olsun, en vasat SSD'nin verdiği performansın yanından geçemiyor. 10000 rpm sabit diskler bile gereken ve istenilen performansı sağlayamıyor artık.

SSD (SOLID STATE DISK, KATI HAL SÜRÜCÜSÜ)
SSD'lerin yapısı ise daha çok RAM'e benziyor, ve hatta RAM içeriyor desek yalan olmaz. SSD'lerde toptan bir plaka yerine tıpkı işlemcilerde olduğu gibi transistörler vardır, bir de bunlara ek kapasitörler vardır. NAND veya DRAM tipte olanları var. Çoğu üretici ise DRAM'e göre daha ucuz olduğu için NAND'ı tercih ediyor. DRAM tipte olanlar genelde 10 microsaniye'den daha kısa sürede erişim hızı sağladığından sunucu bilgisayarların kök dosyalarında kullanılıyor. Öte yandan NAND tipte olanlar ise 0.1 milisaniye civarında erişim hızı sağlıyor ki bu bile 10 microsaniye civarında erişim hızı sağlayan sabit disklerden 100 kat daha hızlı olduğunu ortaya koyuyor.

SSD'lerin yapısına geri dönersek, SSD'lerde iki şey çok önemli; transistörler ve kapasitörler. Kapasitörler her bir biti depolayan birim iken transistörler bu birimlerdeki veriyi taşıyan ileticilerdir. Bir nevi beyin gibi düşünebiliriz, kapasitörler nöron iken transistörler iletimi sağlayan sinapslardır. DRAM'lerde her bir kapasitöre bir transistör düşer, bu yüzden de erişim hızının yanı sıra okuma ve yazma hızı da çok yüksektir. Diğer tiplerde ise kapasitör/transistör oranı maliyeti azaltmak adına daha düşüktür.

İşte SSD ve sabit diskler arasındaki farklar bunlar. Aradaki farkı daha iyi anlatmak adına şöyle basit bir örnek vereyim. Bir yerden başka bir yere 1000 tane kutu taşınması gerektiğini düşünün. Sabit diskte olduğu gibi taşınsa bu kutular tek bir kişi tarafından toptan bir kamyona konulup taşınırdı lakin SSD'de 100 tane (Hatta gerçekte 1000 tane 1 milyon tane ve hatta daha fazla da diyebiliriz) adam 10 tane kamyona doldurup taşıyorlar. Sonuçta da kutuların taşınması süreci 20'de bir azalıyor lakin daha fazla adam ve kamyon kullanıldığından maliyet artıyor.

Eğer sunucu sistemi kullanıyorsanız, bilgisayarda Premiere, Photoshop, After Effects, 3dsMax, AutoCad vb. programlar kullanıyorsanız, paranız bolsa ve oyunlardan tam performans almak istiyorsanız, çok sağlam bir bilgisayar topladınız ve bu sisteme kötü bir depolama sistemi ile yazık etmek istemiyorsanız SSD'yi düşünmenizi tavsiye ederim, en azından işletim sistemi ve önemli programlarınızı depolamak adına 60-80 veya 120 GB'lık nispeten daha ucuz olan modelleri.